YUKARI BALCILAR
Forumumuza mesaj göndermek için, "Kayıt Ol" a tıklayınız ve üyelik işlemlerinizi yapınız. Daha önceden sitemize üye olduysanız "Kullanıcı Adı" ve "Şifreniz" ile giriş yapınız.
(LÜTFEN DESTEK OLUNUZ)
Desing By_İBRAHİM

YUKARI BALCILAR


 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
İbrahim BİÇER
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 277
ReP GüCü : 430
Başarı Sistemi : 15
Kayıt tarihi : 11/04/10
Yaş : 24
Nerden : ankara

MesajKonu: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin KayasıKırmızı Ebe Türbesi)   C.tesi Şub. 12, 2011 3:37 pm





 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://yukaribalcilar.net
*Yasin BİÇER*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 207
ReP GüCü : 311
Başarı Sistemi : 43
Kayıt tarihi : 12/04/10
Yaş : 33

MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   Ptsi Şub. 14, 2011 9:53 am

Teşekkürler İbrahim.

Gelinkayasını ve Kırmızı Ebe Türbesini efsanevi hikayelerini yazarak konuyu pekiştirelim.
Birde Ayrantaşı var, Kırmızı ebenin Ayrantaşı yalnız ben hiç görmedim.
Varmı göreniniz?

_________________
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer...
Sular çekilince de karıncalar balıkları...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir...
Çünkü kimin kimi yiyeceğini "suyun akışı" ...
Suyun akışınıda Mevla Teala (c.c.) belirler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim BİÇER
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 277
ReP GüCü : 430
Başarı Sistemi : 15
Kayıt tarihi : 11/04/10
Yaş : 24
Nerden : ankara

MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   Ptsi Şub. 14, 2011 1:32 pm

Abi Babamlarla Filan Gİttik Ama Malesef Görmek nasip Olmadı Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://yukaribalcilar.net
İbrahim BİÇER
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 277
ReP GüCü : 430
Başarı Sistemi : 15
Kayıt tarihi : 11/04/10
Yaş : 24
Nerden : ankara

MesajKonu: Taşlıca Köyü Gelin Kayası Efsanesi   Ptsi Şub. 14, 2011 1:37 pm

Anadolu’nun şirin bir kasabası olan Kızılcahamam'a bağlı Taşlıca Köyü, kasabaya nazaran etrafı dağlarla çevrili ve taşı çok olan bir yerdir
Halkı, neşe ve sevinç içinde yaşarlardı, birbirlerine öyle bir bağla bağlanmışlar ki; acı, tatlı günlerde yardımlarını birbirlerinden hiç esirgemezdi El ele gönül gönül’e olmayı insanlara yaraşır olarak kabullenmişler, iyimserliklerini sürdürmeyi bir görev olarak saymışlardır
Taşlıca Köyü 1142 senesinde kurulmuş, kışları çok sert geçermiş, su olmadığı için,Taşlıca Köyü halkı kar suyu içermiş Bu yüzden hayvanlar fazla yaşamazlarmış
Taşlıca Köyünde, Nigar adında bir kız varmış ki, Nigar köyün en güzel kızlarından biriydi Babası çobanlık yapardı, 9 çocuğu vardı Nigar kardeşlerinin en büyüğü olduğu için, evin işleri, çocukların bakımı, tarla, bağ bahçe işleri hep onun üzerindeydi
Nigar, bir gün köy kızlarıyla birlikte tarlaya ekin biçmeye giderken, karşıdan bir atlının geldiğini gördüler Köy'e pek yabancı gelmediği için, hepside merak içinde gelen atlının yaklaşmasını beklediler Nihayet bekledikleri atlı yanlarına yaklaşınca yiğit bir delikanlı olduğunu gördüler
Delikanlı; ürkek ve titrek sesle "Köye nereden gidilir" diye sordu, kızlar birbirlerine bu delikanlı kimdir, neyin nesidir gibilerinden bakışırlarken, Nigar ile delikanlı göz göze geldiler Bu arada Nigar'ın kalbi sanki yerinden fırlayacakmış gibi oldu Aynı duygu ve heyecan delikanlıda da belirdi ama Nigar'la Delikanlının bu anlamlı ve heyecanlı bakışlarını diğer kızlara belli etmemeye çalışsalar da, diğer kızların gözünden kaçmamıştı Fakat Nigar'ın kızlarla ekin biçmeye, delikanlının da köye gitmesi gerekiyordu Delikanlı, istemeyerek de olsa, Nigar'dan gözlerini kaçırdı, arkasına baka baka yoluna devam etti
Nigar kız arkadaşlarıyla ekin biçmeye gitse de, göz göze geldiği delikanlıyı bir türlü duygularından çıkaramıyordu
O günden sonra, Nigar'ın kalbindeki ateş, gönlündeki hasret bir yangın gibi içinde alevleniyordu Delikanlının hayali bir türlü gözünün önünden gitmiyordu, bir görüşte aşık olmuş, aşık olduğu delikanlı için kara sevdaya uğramış ki, her geçen gün için, için eriyordu, derdini kimseye anlatamıyordu
Aradan bir süre geçti, yine Nigar tarlaya giderken, ağaçların arasında bir karaltı (gölge) gördü, korku ve heyecanla, karaltıdan uzaklaşmaya, koşmaya başladı Gölgedeki adam, Nigar'ın kaçtığını görünce, "Nigar yalvarırım kaçma dur, ne olursun dur
Sana kötülük yapacak değilim, sadece konuşmak istiyorum dur" diye peşinden bağırarak yalvardı Nigar, kendisine seslenen sesi duyunca hemen tanıdı
Çünkü o ses yolda tanıdığı (rastladığı) ve onun için kalbinin çarptığı delikanlının sesiydi Bu sesi duyan Nigar durdu, titrek ve heyecanlı bir sesle "ne istiyorsunuz?" diye sordu Delikanlı ise, "sizi ilk gördüğüm günden beri unutamıyorum, sizi tanımak, sizinle tanışmak istiyorum
Sizinle evlenmek, acıyı, tatlıyı, paylaşmak istiyorum Size olan tutkum beni günlerdir kastı kavurdu, size aşık oldum, sizden ayrı yaşayamam ne olur kabul edin, ne isterseniz yaparım, gerekirse kulun kölende olurum" diyerek genç kızın ayaklarına kapandı Nigar; bu teklife dünden razıydı, çünkü delikanlıyı sevmişti, delikanlı için kara sevdaya uğramıştı Günden güne eriyip gidiyordu Ama, içlerindeki yanan aşk ateşine rağmen, ailesinin bir yabancıya kız vermeyeceğini de biliyordu Bunu bildiği için Nigar ne evet ve ne de hayır diyebildi Hayır dese delicesine aşık tı diyemezdi, evet dese, ailesini karşısında bulacaktı Nigar, bir müddet düşündükten sonra , "Ben ne desem boş, size vereceğim her söz, ailemin nazarında geçersizdir Bunun için size söz veremiyorum, babam ne derse o olur, bizde, bizim yöremizde yabancıya kız vermezler" dedi ve koşarak uzaklaştı
Birkaç gün sonra, delikanlı kendi ailesini, Nigar'ı istetmek için, Nigar'ın babasına gönderir Nigar'ın babasından Nigar'ı Allahın emri, Peygamber'in kavli ile isterler
Ancak, Nigar'ın babası bende yabancıya verecek kız yok diyerek kestirir atar Delikanlının babası ise, oğlunun Nigar'ı delicesine sevdiğini bildiği için, Nigar'ında oğlunu sevdiğini bildiğinden, birbirlerini seven iki insanın hayatını birleştirmek için, delikanlının babası durumu muhtara "O köyün muhtarına" anlatır
Taşlıca köyünün muhtarı ile o köyün ileri gelen büyükleri Nigar'ın babasına ikna ya giderler, ama bir türlü ikna edemezler, ikna edilmediğini gören, delikanlının babası istemeyerekte olsa geri dönerler
Nigar'ın babası, dünürcüler gittikten sonra, Nigar'ı yanına çağırır, Nigar'a; kız sen bu oğlanla görüştün mü? Kimler bu gelenler, seni nerden tanıdılar, bana doğruyu söyle, eğer doğruyu söylemezsen senin kemiklerini kırarım, öldürürüm diyerek kızı Nigar'a vurmaya başlar, zavallı kız ise o delikanlıyı tanımadığını, görüşmediğini haykırır, ağlar, sızlar Annesi ise, kızının ağladığını, dövüldüğünü görünce dayanamaz; dur bey, yalvarırım dur, biricik Nigar'ımı öldüreceksin, der ve kızını kocasının elinden kurtarmaya çalışır
Babasının elinden kurtulan Nigar, odasına kapanır, kimseyle görüşmez, yemez içmez deli divane gibi durmadan gözyaşı döker
Nigar'ın yaşadığı zor günleri öğrenen delikanlı, bir yandan kendini suçlar, diğer yandan da, Nigar'la buluşma çarelerini aramaktadır
Delikanlı, kendi köyünden yaşlı ve sözü geçen bir teyzeyi aracı olarak Taşlıca köyüne gönderir ve sonunda, Nigar'ın babasıyla konuşmayı gerçekleştirir, bu görüşme sonucunda, Nigar'ın babasını ikna eder, törelerine göre de istediği başlığın kendisine verileceğini söyler
Öte yandan, delikanlı ise; köyünün yaşlı teyzesinin eli boş mu dönecek, dolu mu dönecek, hayırlı haberlerle mi, yaksa hayırsız haberlerle mi, dönecek bunun merakı içinde iken, köyünün yaşlı teyzesi delikanlıya hayırlı haberle varınca; Delikanlı, köyün ileri gelenlerini de alır, Nigar'ın babasına dünürlüğe giderler ve razı ederler
Bunu duyan Nigar'da, içindeki alevin söneceği günü sabırsızlıkla beklemeye çalışır Daha sonra, düğün hazırlıkları başlar, Düğün Dernek kurulur, Şehirden davulcular, köçekler getirtilir, böylece: Nigar'da Delikanlı birleşeceği günlerin hayalini kurarak sevinç ve mutluluk içindedirler
Akşam üstü, damat evinde ateş yakılır, Sin sin'ler oynanır, gelin evinde ise, kınalar yakılır, sabahlara kadar yenilir, içilireğlenilir
Ertesi günü öğle namazından sonra, gelini almak için, gelin halayı ile büyükler gelir (Gelenek ve göreneklerine göre damat gelmez)
Davul-Zurna ve Köçekçiler eşliğinde kırmızı pullu gelinlik içindeki gelini alırlar, süslenmiş ata bindirirler Gelin Halayı, tepe yamacına geldiği sırada;
Oruç Gazi Sultan Dede, gelin halayının önüne geçerek,
Durun, durun, çalmayın, diye yedi defa seslenir
Davulcu ve gelin halayındakiler aldırış etmezler "Aman Oruç Gazi Dede ne olacak hiç bir şey olmaz, davulsuz gelin gider miymiş" derler
Oruç Gazi Dede, yine,
"durun, tanrı aşkına durun evlatlarım,
Benim içime doğdu,
Davulu çalarsanız, geline bir şeyler olacak çalmayın, sonra sizlerde pişman olursunuz" der Fakat hiç kimseye sözünü dinletemedi
Gelin Halayı ve Gelin tepeye gelince,
Aniden şimşekler çakmaya, rüzğar esmeye, fırtına kopmaya başladı
O anda, Gelin atı ile beraber olduğu yere taş oldular
Halk panik içinde, sağa sola kaçmaya başladı Başladı ama iş işten geçmiştir
Talihsiz Nigar (gelin) ve Atı, Davulcunun Davulu, Nigar'ın Çeyizleri, Kırık Saçağı, oldukları yerde taş oldular
Düğün Halayında bulunanlarda, düğüncülerde, Oruç Gazi Dedenin sözünü dinlemekte çok geç kalmışlardı Biri birlerine, Oruç Gazi Dede haklıymış, bizlerin cahilliği Nigar'ın sonu oldu birbirlerini delice seven insanların sonu oldu diye dert yandılar
Rivayete göre: Taşlıca Köyünde, kesinlikle davul çalınmaz ve kimsede çalmaya cesaret edemez
Yıllar sonra olaya inanmayan düğün sahibi, yaşlıların anlattığına aldırış etmez, düğünlerinde köye davulcu çağırır, yenilir içilir, gece "Yatsı" namazından sonra ateş yıkılır, Sin sin'ler oynanır, davullar çalınır O anda Damat evini penceresini aniden alev alır ve yanmaya başlar, davulcu hemen çalmaktan vazgeçer, düğün davetlileri ateşi söndürürler ve eğlence davulsuz devam eder
Efsaneye göre; aradan yıllar geçer, yine düğün dernek kurulur, düğün sahibi Ağa; Ben biricik oğluma şanlı şöhretli, dillere destan düğün yapacağım, herkes yesin içsin, vursun davullar, çalsın zurnalar der Yine akşam namazından sonra ateş yakılır, Sin sin'ler oynanır O sırada damat evinde bağrışmalar duyulur
"Durdurun çalmayı, Ağamız fenalaştı, yetişin, yetişin diye bağırır Herkes koşarak eve giderler Bir de ne görsünler; iri yarı dağ gibi Ağa felç olmuş"
Bunun üzerine, o köyün halkı, o günden sonra bir daha düğünlerde davulcu getirmeye cesaret edemezler ve düğünlerde , Bu olaylardan sonra ;
Taşlıca Köyünde davul çalınmaz
Düğünler davulsuz yapılır, aksi halde başlarına bir belanın geleceğine inanırlar
Olayı yaşayan Oruç Gazi Sultan Dede'nin Türbesi Taşlıca Köyünün girişin de bulunmakta olup köye gelen misafirler tarafından ziyaret edilmektedir Annesi Kırmızı Ebe ‘nin de türbesi yine bu köyde bulunmaktadır
Zavallı delikanlının ise, akıbeti belli değildir Delikanlının o uğursuz davullu zurnalı düğünden sonra sağ kalıp kalmadığı hakkında hiçbir bilgi yoktur
Derleyen: NARİN ARIÖZ
Kaynakça: ALİ ARIÖZ ; ŞÜKRÜ KOÇAK
ALİ ARIÖZ 1926 DoğumluTaşlıca Köyü Derneğinin Kurucusu ve Dernek Başkanı vefat etti–ŞÜKRÜ KOÇAK 1902 Doğumlu,eski köy muhtarı vefat etti
Nigar (Gelin) Kayası Hikayesi Malatya İnönü Üniversitesinin düzenlediği ‘’Efsanelerimiz’’ adlı yarışmada 1980'de derece almış ve ‘’Efsanelerimiz‘’ adlı kitapta yayınlanmıştır
‘’Nigar Kayası Gelin Kayası Hikayesi ’’ NARİN ARIÖZ tarafından derlenerek yazılmış belgeleri kaynak göstererek yayınlamak YASAL VE EMEĞE SAYGIDIR
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://yukaribalcilar.net
*Yasin BİÇER*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 207
ReP GüCü : 311
Başarı Sistemi : 43
Kayıt tarihi : 12/04/10
Yaş : 33

MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   Çarş. Şub. 16, 2011 5:04 pm

Abartılı bir anlatım gibi geldi bana, sadece son kısmı esas alabiliriz,
Teşekkürler İbrahim.

_________________
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer...
Sular çekilince de karıncalar balıkları...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir...
Çünkü kimin kimi yiyeceğini "suyun akışı" ...
Suyun akışınıda Mevla Teala (c.c.) belirler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim BİÇER
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 277
ReP GüCü : 430
Başarı Sistemi : 15
Kayıt tarihi : 11/04/10
Yaş : 24
Nerden : ankara

MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   Perş. Şub. 17, 2011 9:46 am

*Yasin BİÇER* demiş ki:
Abartılı bir anlatım gibi geldi bana, sadece son kısmı esas alabiliriz,
Teşekkürler İbrahim.

Rica Ederim Abi ama Kitapta böyle paylaşılmış olduğunu baz alarak paylaştım bilgi paylaştıkça çoğalır!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://yukaribalcilar.net
*Yasin BİÇER*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 207
ReP GüCü : 311
Başarı Sistemi : 43
Kayıt tarihi : 12/04/10
Yaş : 33

MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   Perş. Şub. 17, 2011 11:02 am

Fotoğrafları ve efsanevi anlatım konularını birleştirdim.

Teşekkürler İbrahim.

_________________
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer...
Sular çekilince de karıncalar balıkları...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir...
Çünkü kimin kimi yiyeceğini "suyun akışı" ...
Suyun akışınıda Mevla Teala (c.c.) belirler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Muhsin BİÇER

avatar

Mesaj Sayısı : 7
ReP GüCü : 7
Başarı Sistemi : 1
Kayıt tarihi : 24/06/10
Yaş : 29

MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   Cuma Şub. 25, 2011 9:43 am

tarihi dokumuzu yansıtması açısından süper paylaşımlar bunlar teşekkürler ibrahim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Meryem CAN
GeLiŞMiŞ ÜyE
GeLiŞMiŞ ÜyE
avatar

Mesaj Sayısı : 76
ReP GüCü : 147
Başarı Sistemi : 26
Kayıt tarihi : 17/04/10

MesajKonu: İşte efsane..   Paz Şub. 27, 2011 8:21 pm

Emeğinize sağlık çok teiekkür ederim...
Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
TAŞLICA KÖY'ünden Efsane (Gelin Kayası\Kırmızı Ebe Türbesi)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YUKARI BALCILAR :: EFSANEVİ OLAYLAR KÖŞESİ :: EFSANEVİ OLAYLAR BURAYA-
Buraya geçin: