YUKARI BALCILAR
Forumumuza mesaj göndermek için, "Kayıt Ol" a tıklayınız ve üyelik işlemlerinizi yapınız. Daha önceden sitemize üye olduysanız "Kullanıcı Adı" ve "Şifreniz" ile giriş yapınız.
(LÜTFEN DESTEK OLUNUZ)
Desing By_İBRAHİM

YUKARI BALCILAR


 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Mutluluğun SIRRI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Emin BİÇER
GeLiŞMiŞ ÜyE
GeLiŞMiŞ ÜyE
avatar

Mesaj Sayısı : 159
ReP GüCü : 401
Başarı Sistemi : 31
Kayıt tarihi : 13/04/10

MesajKonu: Mutluluğun SIRRI   C.tesi Mayıs 29, 2010 9:47 am

.

Bir tüccar, "Mutluluğun Gizi"ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış...

Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış:

Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama "Mutluluğun Gizi"ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. "Ama sizden bir ricada bulunacağım," diye eklemiş bilge. Delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş.

-Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.

Delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.

"Güzel, demiş bilge, peki yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvanbaşı'nın oluşturmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?"

Utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.

"Öyleyse git, evrenin harikalarını tanı," demiş ona bilge."Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin."

İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.

"Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?" diye sormuş bilge.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş. "Peki", demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi...

"Sana verebileceğim tek bir öğüt var". "Mutluluğun Gizi", dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Mutluluğun SIRRI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YUKARI BALCILAR :: Manevi Dünyamız :: DİNİ HİKAYELER KISSADAN HİSSE-
Buraya geçin: